BTSO İletişim Mail      
Ana Sayfa Geçmiş Sayılar Kapak
 
BAŞYAZI

BÜYÜMEKTEN BAŞKA ÇÖZÜM YOK...

Her geçen yılı, kendine özgü ve üzerinden yıllar geçse de kendini hatırlatacak olaylar ve gündemlerle geride bırakıyoruz. Ekonomi gözlüğünü takıp baktığımızda ilk anda:

* 2000 yılında; işsizlik sigortası, kasım krizi,
* 2001 yılında; ABD’ye yönelik terörist saldırılar, tarihe “Kara Çarşamba” diye geçen 19 Şubat Krizi,
* 2002 yılında; AB ülkelerinin Avro’ya geçişi, Tütün Yasası, Kamu İhale Yasası, Bankacılık Yasası ve Endüstri Bölgeleri Yasası’nın kabulü,
* 2003 yılında; uluslararası alanda ve bankacılık kesiminde ortaya çıkan gelişmeler,
* 2004 yılında; yüksek büyüme oranı, yerel seçimler, ABD başkanlık seçimleri ve AB’den müzakere tarihi alınması,
* 2005 yılında; YTL’ye geçiş, dev kuruluşların özelleştirilmesi ve Çin’in rekabetçiliği,
* 2006 yılında; rekor kıran yabancı sermaye girişi ve ihracatımız,
* 2007 yılında da; ekonominin ikinci planda kaldığını, buna karşın Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve genel seçimler gibi iki önemli seçim, Anayasa değişikliği ve Kuzey Irak operasyonu aklımıza geliyor.

Ekonominin önceliğini bir nebze olsun kaybetmesi ile 2007 yılında beklenen birtakım gelişmeler, 2008 yılına zorunlu olarak ertelendi. 2006 yılının son günlerini anımsamaya çalıştığımızda, çok umutlar bağlanan yeni bir yıl görüyoruz. Yani 2007’ye beklentilerimizi çok yüksek tutarak girmiştik. Beklentileri yüksek tutmamızın nedeni, hak ettiğimizi düşünmemizdi şüphesiz...

2007 yılı seçim yılı olmasına karşın, iş dünyası, “sabrın sonu selamettir” diye uzun zamandır gösterdiği tevekkülün 2007’de nihayete ulaşacağını ummuştu. 2007 yılına şöyle bir baktığımızda; ilk bakışta, enflasyon, büyüme, faizler, kur, cari açık, işsizlik, özelleştirme cephelerinde bir durgunluk, iş dünyasında ise hayal kırıklıkları gözleniyor. İhracat ve yabancı sermaye girişinde ise yine hedefler aşıldı, rekor üzerine rekor kırıldı, yüzümüz güldü... 

Madem 2007 yılı, beklentilere tam olarak cevap veremeyen bir yıl oldu... O halde şimdi önümüze bakmaktan, yolumuza yön değiştirmeden devam etmekten başka seçenek yok gibi görünüyor.

2008 yılında, mali disiplinin inatla sürdürülmesi, yapısal reformlara yeni bir ivme kazandırılması gerekiyor. Merkez Bankası’nın kademeli faiz indirimine devam etmesi de sadece olumlu ekonomik gelişmelere ve verilere bağlı olmalıdır. İş dünyasının özellikle de üretim ve ihracat yapanların üzerindeki yükler gerçek anlamda hafifletilmelidir. Avrupa Birliği ile 2007’de, “nadasa bırakılan” ilişkilerin tekrar ele alınarak bir yıl önceki müthiş performansa geri dönülmesi gerekiyor.

2007 yılı, aynı zamanda, ülkemizin yurtiçindeki gelişmelere nazaran artık küresel krizlerden daha fazla etkilendiğini gösterdi. Türkiye’nin, küresel ekonomideki dalgalanmalara karşı artık çok daha güçlü bir direnç gösterdiğini itiraf etmeliyiz. Dünya hızla değişiyor ve gelişiyor. Bu ortamda sorunlarımızı zaman kaybetmeden çözmemiz lazım. Sorunların çözümü için de büyümekten başka çaremiz yok. Türk ekonomisi artık sağlam temeller üzerine oturdu. Bundan sonra, bunun sürdürülmesi üzerine yoğunlaşılması gerekiyor. Kamu harcamaları ve bütçe disiplininden taviz vermemek gerekir.

2008 yılının 2007’den daha iyi bir yıl olmasını diliyor, 2008 yılının sonunda çok daha farklı konulardan bahsetmeyi umuyor, mutlu yıllar temenni ediyorum.

CELAL SÖNMEZ

BTSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI

Organize Sanayi Bölgesi Mavi Cadde 2. Sokak No: 2 16159 Nilüfer/BURSA

Telefon : +90 (224) 275 16 00 Faks : +90 (224) 275 16 09