BTSO İletişim Mail      
Ana Sayfa Geçmiş Sayılar Kapak
 
MEHMET UĞUR CİVELEK

SON DALGALANMANIN SÖYLEDİKLERİ!

Şubat ayının son günlerinde başlayan ve küresel piyasaları etkileyen dalgalanma şimdilik durulmuş olabilir, fakat geleceğe yönelik olumsuzluklar konusunda bir ön uyarı niteliğindedir ve bu yönüyle oldukça önemlidir. Bu dalgalanmaya neden olan sebepler, ortaya çıkan sonuçların gölgesinde kalmamalı, yaklaşan büyük tehlikeye ilişkin gerekli önlemler bir an önce uygulamaya konulmalıdır.

Son yaşanan dalgalanmanın, geçen yılın ikinci çeyreğinde gelişmekte olan ülkeleri sarsan ve eylül ayında Tayland’da alınan önlemlerle yaşananlar arasındaki akrabalık ilişkisi oldukça yüksektir. Sebebi ne olursa olsun sonuçta fiyat hareketliliği artmaya başladığında aynı savunma refleksleri harekete geçmekte ve panik yaratma potansiyelini bünyesinde taşımaktadır. Dalgalanmanın esas sebebi enflasyonist karakterli durgunluk endişesidir ve bu dengesizliğin finansal yapı üzerinde çok ciddi tahribat yaratmasından endişe edilmektedir; buna bağlı olarak belirsizlik artmakta, güvensizlik genişlemektedir. Konuyu daha iyi anlamak için Japonya’nın neden faiz yükselttiği ve ABD Merkez Bankası Başkanı’nın neden durgunluk endişesini dile getirdiği konuları üzerinde yoğunlaşmak gerekmektedir.

İlk bakışta hem faiz yükselmesinin hem de durgunluk endişesinin çelişkili bir durum olduğunu, bu ikilinin aynı anda tehlikeli olamayacağını düşünebilirsiniz. Zira ekonominin durgunlaşması durumunda faizlerin gerilemesi gerektiği kanaatinde olabilir, tehlikenin abartıldığını sanabilirsiniz. Bu aşamada, olası bir durgunluğun deflasyonist olabileceği gibi enflasyonist de olabileceğini hesaba katmak gerekiyor; örneğin 1970’li yıllarda yaşanan durgunluk enflasyonist karakterliydi ve oldukça yıkıcı olmuştu. Enflasyon ve işsizliğin el ele yükseldiği bu durgunluk çeşidi “stagflasyon” olarak tanımlanmıştı.

Baktığımızda, ABD Merkez Bankası 2004 yılı Haziran ayı sonrasında düzenli olarak kısa vadeli faizleri yükseltmiş, oranları yüzde 1’den yüzde 5,25 düzeyine kadar artırmış ve geçen yıl yaşanan dalgalanma sonrasında mola vermek zorunda kalmıştı. AB Merkez Bankası da yaklaşık 1,5 yıldır kısa vadeli faizleri yükseltiyor ve AB Merkez bankası Başkanı Jean-Claude Trichet, enflasyonun orta vadede yükseliş eğiliminde olduğunu ifade etmeye devam ediyor. Japonya ise 1980’lerin ortasından bu yana son bir yıl içerisinde ikinci faiz yükselişini gerçekleştirdi. Diğer ekonomiler de, başta Türkiye olmak üzere bu süreçten etkilendi ve etkilenmeye devam edecek. Dolar bazındaki emtia fiyatları bunca faiz yükseltmeye rağmen artmaya ve maliyet kökenli enflasyon baskısı üretmeye devam ediyor. Dalgalanmanın hemen öncesinde emtia fiyat endeksi CRB, tarihinin en yüksek düzeyine, 414,7 seviyesine ulaşmıştı. Belli ki bunca faiz yükselişi işe yaramamış, büyüyen küresel dengesizlikleri kontrol altına almak imkânsız hale gelmiş.

Bu açıklamalardan sonra tehlikenin nereden geleceğini algılayamamış olabilirsiniz. Konuyu açmak için şöyle soralım: kısa vadeli faizler yükselmeye devam ederse neler yaşanabilir? Yanıt oldukça net, menkul ve gayrimenkul değerleri önemli ölçüde geriler, başta mali kesim bilançoları olmak üzere çok ciddi bir yıpranma yaşanır; paranın devir hızı, daralan kredi hacmi ve sermaye hareketlerine bağlı olarak daralır; yapay olarak yüksek tutulmaya çalışılan küresel talep, dengesiz bir şekilde daralır, yıkıcı bir durgunluk kaçınılmaz hale gelebilir.

İşte özetlemeye çalıştığımız ihtimaller Çin’i tedbir almaya itti, alınan önlemler Çin Borsası’nda ciddi gerilemeler yarattı ve diğer piyasaları da etkiledi. Yoğun bir çaba ve yönlendirmeyle dalgalanmanın büyümesi şimdilik önlendi fakat sebep niteliğindeki dengesizlikler büyümeye devam ediyor. Sıcak paraya ilişkin endişeler büyüyor, zira “carry trade” olarak ifade edilen sermaye hareketlerinin son dört yılda olduğu gibi devam etmeyeceği kanaati güçleniyor.

Sorulması gereken bir başka soru, Türkiye’nin yaklaşan bu tehlikeye karşı bir önlem düşünüp düşünmediği? Yanıt burada da açık; hayır. Psikolojik yönlendirme ve dua etmek dışında bir şey yapılmıyor...

MEHMET UĞUR CİVELEK

EKONOMİST

Organize Sanayi Bölgesi Mavi Cadde 2. Sokak No: 2 16159 Nilüfer/BURSA

Telefon : +90 (224) 275 16 00 Faks : +90 (224) 275 16 09