BTSO İletişim Mail      
Ana Sayfa Geçmiş Sayılar Kapak
 
HABERLER

BTSO BAŞKANI SÖNMEZ,MARMARA BÖLGESİ’NİN SORUNLARINI BAŞBAKAN ERDOĞAN’A İLETTİ

Dördüncü Türkiye Ticaret ve Sanayi Şûrası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ev sahipliği ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Ankara’da toplandı.

Şûraya katılan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı Celal Sönmez, Marmara Bölgesi’ndeki dokuz ili kapsayan 48 oda ve borsa adına, bölgenin sorunlarını içeren raporu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a iletti. Sönmez, şûra öncesinde 48 oda ve borsa başkanıyla BTSO’da bir araya gelerek, bölge sorunlarını başlıklar halinde belirlediklerini söyleyerek, bölge sanayicisinin sorunlarını Başbakan Erdoğan’a aktardı.
Konu başlıklarını; “bölgenin sorunlarının ve çözüm önerilerinin bir bütün olarak ele alınması ve planlanması”, “iç göç”, “çevre”, “ulaşım”, “il özel idareleri” ve “belediye gelirleri kanun tasarısı”, “Çin menşeli mallar” ile “zeytincilik” olarak belirlediklerini ifade eden Sönmez, İstanbul’un başlı başına ele alınması gereken büyük bir metropol olduğuna işaret ederek “Ancak İstanbul’un sorunlarına ilişkin çözümler üretilirken, Bursa, Kocaeli ve Sakarya ile birlikte Güney Marmara’ya bir bütün olarak ele almak daha yararlı olur kanaatindeyiz” dedi.
Sönmez, nüfus yoğunluklarıyla da dikkat çeken bu illerin, devlet kasasına giren her 100 YTL’nin 57,3 YTL’sini karşıladığını ve ilk 100 büyük sanayi kuruluşundan 67’sine de yine bu illerin ev sahipliği yaptığının altını çizdi. Sadece dört kentin ihracatları toplamının, ülkemizin toplam ihracatının yüzde 72,3’ünü oluşturduğunu söyleyen Sönmez, “Ülkemizin en büyük dördüncü kenti durumundaki Bursa, ihracat sıralamasında İstanbul’dan sonra ikinci sırada yer alıyor. Yine, sadece Bursa’da 28 ülkeden 18 farklı sektörde faaliyet gösteren 197 yabancı şirket bulunmaktadır. İstanbul’u rahatlatmak için yapılan planlamada, özellikle Güney Marmara göz önüne alınıp, bu bölgenin mülki ve sivil toplum kuruluş idarecilerinin de etkin olarak katıldığı platformlar kurularak politikalar geliştirilmelidir” dedi.
Sönmez, bölge sorunlarını, Türkiye’nin gelişmesi, kalkınması, üretimin, ihracatın ve istihdamın daha da artması, cari açığın oluşturduğu risklerin minimize edilmesi ve nihayetinde Türk insanının refah düzeyinin artması, yaşam standartlarının yükseltilmesi için dile getirdiğini ifade etti.

Kur dengesi

Konuşmasında, elektrik ve doğalgaz fiyatları ile işçilik fiyatları üzerindeki yüklerin dış pazarlarda rekabet güçlerini olumsuz etkilediğini de vurgulayan Sönmez, kur dengesinin bölge sanayicisi için kritik öneme sahip bulunduğunu söyledi. Kur dengesinin, sanayicinin canını giderek daha da yaktığına dikkat çeken Sönmez, sözlerini, “Sayın Başbakanım, bu konulardaki iyileştirici çalışmalarınızı ve gayretlerinizi elbette biliyor, yakından takip ediyoruz. Birlik ve beraberliğimizi bozmadan, istikrarımızı kaybetmeden, huzur içinde üretmek, vergimizi ödemek, istihdam yaratmak tek hedefimizdir. Biz ülkemiz için çalışıyoruz. Çünkü bizler çok iyi biliyoruz ki, ancak bu ülke var oldukça bizler var olacağız” ifadeleriyle tamamladı.


BÖLGENİN SORUNLARI

İç göç

Sözcülüğünü yaptığı Bursa, Kocaeli, Sakarya, Çanakkale, Balıkesir, Düzce, Bolu, Bilecik ve Yalova’nın 2000 yılı sayımları itibarıyla toplam nüfuslarının 6 milyonu bulduğuna dikkat çeken Sönmez, üretimden istihdama kadar cazibe merkezi durumundaki bölgenin, yoğun iç göç aldığını da vurguladı. Yoğun iç göçün, konut ihtiyacından altyapı gereksinimlerine kadar pek çok ihtiyacı da beraberinde getirdiğine işaret eden Sönmez, iç göçün oluşturduğu sorunlara çözüm üretilmesi gerekliliğine dikkat çekti. Bu çerçevede istihdamın, bölgenin en önemli sorunu olarak varlığını hissettirdiğini belirten Sönmez, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre polis sorumluluk alanına giren yerlerde işlenen toplam suçların yüzde 10’unun bu bölgede işlendiğini ifade etti. İç göç başta olmak üzere artan suç oranı nedeniyle zaman zaman bozulan asayişin temini için bölgedeki polis teşkilatının sayısal anlamda güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Sönmez, polisin gerekli teçhizatla donatılmasına, polis teşkilatının hareket kabiliyetinin yüksek birimlerce desteklenmesinin önemine de işaret etti.

Çevre

Ticari potansiyelin yanı sıra sanayileşmenin de yoğun olduğu bölgede, çevrenin korunması yönünde etkin önlemler alınmasına dikkat çeken Sönmez, “Bölgemizde, yeni atık alım ve bertaraf tesislerine ihtiyaç bulunuyor. İZAYDAŞ gibi tesislerin sayıları acilen artırılmalıdır. Bu tür tesislerin yaygınlaştırılması için ülke genelinde teşvikler sağlanmalıdır. 2006’da yürürlüğe giren Çevre Yasası ile cezalar artmasına rağmen sistemde yer alan aksaklıklar ve arıtma tesislerinin azlığı, ne yazık ki atık sorununun devam etmesine yol açmaktadır. Çevre kirliliğinin çeşitli ölçeklerde, özellikle metropol ve bölgeler ölçeğinde ölçülmesi ve denetlenmesi konusunda düzenlemeler getirilmeli ve doğalgaz kullanımı yaygınlaştırılmalıdır. Bu çerçevede, ihtiyaç sahiplerine yönelik kömür yardımlarının, doğalgaz kullanımını teşvik edecek şekilde planlanması, çevre kirliliğini önlemede kalıcı ve etkili bir çözüm olacaktır” dedi.

Enerji-su-arıtma

Konuşmasında, üretimin ana girdilerinin başında enerji geldiğine değinen Sönmez, yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesini istedi. Çevre ile ilgili tüm izinlerin verilmesi konusunda yetkili tek bir birimin oluşturulması gereğine işaret eden Sönmez, çevresel etki değerlendirme sürecinin güçlendirilerek etkinleştirilmesi ve stratejik çevresel değerlendirme direktifi ile uyumlu hale getirilmesini istedi. Arıtma tesislerine, Çevre ve Orman Bakanlığı’nca maddi destekler sağlanmasının zorunluluğuna dikkat çeken Sönmez, sanayide ve konutlarda yaşanan su sıkıntısına derhal çözüm bulunması noktasında yetkilileri göreve davet etti. Tarımsal sulama suyunun ekonomik kullanılması ve modern sulama tekniklerine geçilmesi gerektiğine de değinen Sönmez, “Su kaynaklarının kirletilmesinin önüne geçilmelidir. Ülke genelindeki su kaynaklarının interkonnekte sisteme bağlanarak, su sıkıntısı çeken bölgelere su transferine imkân veren bir şebeke tesisi veya deniz suyunun arıtılması gibi değişik alternatifler değerlendirilmelidir. Turizm potansiyeline sahip Balıkesir’in Sarımsaklı beldesinin kanalizasyon arıtma tesisinin bitirilmesinde yaşanan bürokratik engeller ortadan kaldırılmalıdır. Hereke ve Gebze’de ayrı ayrı arıtma tesisleri kurulmalıdır. Dilovası yerleşim birimlerinden arındırılmalıdır. İznik Gölü korunmalı ve Yuvacık Barajı’na alternatif çözümler üretilmelidir” dedi.

Ulaşım

Ticari ve sınai açıdan cazibe merkezi durumunda olan bölgede, ulaşımın öncelikli konular arasında yer aldığını ifade eden Sönmez, tüm ulaşım faaliyetlerinin daha rahat yapılması için karayolu, demiryolu, liman bağlantılarının işlevsel hale getirilmesini istedi. Türkiye’nin dördüncü büyük kenti Bursa’da, hava taşımacılığının yapılamadığına dikkat çeken Sönmez, Yenişehir Havaalanı’nın iç ve dış hat taşımacılığına açılarak kullanımının yaygınlaşabilmesi için bir süreliğine vergi muafiyeti kapsamına alınmasını önerdi. Bursa ve Körfez hava limanlarına işlerlik kazandırılması ve Körfez havalimanı pistinin uzatılması gerekliliğine işaret eden Sönmez, İstanbul-Bursa-İzmir otobanının acilen tamamlanması gerekliliğine de değindi. Ayrıca Çanakkale, Balıkesir, Bilecik, Bolu illerinin ilçeleri ile olan karayolu bağlantılarının iyileştirilmesi gerektiğine işaret eden Sönmez, “Bolu Dağı tünelinin açılması ile Elmalık Bölgesi’nin konaklama, dinlenme ve tatil amaçlı yapılacak tesisleşme ile bir cazibe merkezi haline getirilmesi, bölgemizdeki oda ve borsa başkanlarımızın dile getirdikleri meseleler arasında yer almaktadır. Bandırma-Balıkesir-İzmir demiryolunun hızlandırılmış hale getirilerek, yolcu ve emtia taşımacılığına açılması, 1997 yılında yatırım programına giren Bandırma-Biga-Çan-Çanakkale demiryolunun tamamlanarak, yakında hizmete girecek olan Çanakkale limanına bağlanması, Bozüyük-Bursa-Bandırma demiryolu hattı inşa edilmesi, demiryolu taşımacılığı için önerilen konular arasındadır. Marmara Denizi’nde deniz ulaşımının etkinliği artırılmalıdır. İstanbul-Çanakkale arasında denizyolu taşımacılığı günümüz koşullarının modern ulaşım araçlarıyla yeniden başlatılmalıdır. Ro-Ro seferleri için Çanakkale liman ücretlerinden devletin aldığı pay düşülmeli, Bandırma Limanı konteyner taşımacılığına uygun hale getirilmelidir. İl özel idareleri ve belediye gelirleri kanun tasarısı, iş alemine ek yükler getirecektir. Bunların başında, ‘konaklama vergisi’, ‘ilan ve reklâm vergisi’, ‘elektrik ve gaz tüketim vergisi’, ‘emlak vergisi’ ve ‘çevre temizlik vergisi’ gelmektedir” şeklinde sözlerine devam etti.

Çin menşeli mallar

Çin menşeli ürünlerin ithalinin, tekstil sektörü başta olmak üzere pek çok alanda yerli üreticiyi olumsuz etkilediğini belirten Sönmez, “Pahalı enerji, ücretler üzerindeki yükler gibi girdi maliyetlerini artıran unsurlar nedeniyle rekabet gücünü kaybeden yerli üretici, Çin malları nedeniyle adeta vurgun yemektedir. Öyle ki, mermer ve granit bile Çin’den ithal edilmektedir. Belediye ve kamu ihalelerinde, Çin mallarının kullanılmasını caydırıcı, yerli malı kullanımını özendirici önlemler alınmalıdır” dedi.

Zeytincilik

Zeytinciliğin, tarım ve tarıma dayalı gıda sanayisi açısından bölgede ayrı bir öneme sahip olduğuna dikkat çeken Sönmez, bölge zeytinciliğinin markalaşma, standardizasyon ve ihracat konusunda desteklenmesini vurguladı. Gemlik zeytininin dünyada tanıtılmasının önemine işaret eden Sönmez, “Zeytinlik alanlara elektrik enerjisi dağıtımı yapılması durumunda, üreticinin su ihtiyacı giderilecektir. Madra ve Havran barajlarından zeytin üreticisine yeterli miktarda su verilmelidir” dedi.

Organize Sanayi Bölgesi Mavi Cadde 2. Sokak No: 2 16159 Nilüfer/BURSA

Telefon : +90 (224) 275 16 00 Faks : +90 (224) 275 16 09