BTSO İletişim Mail      
Ana Sayfa Geçmiş Sayılar Kapak
 
EKONOMİK GÖRÜŞ: MEHMET UĞUR CİVELEK

REKABET KOŞULLARI ALARM VERİYOR!...

Kısa vadeli ve spekülatif karakterli ya da yönlendirme amaçlı beklentileri filtrelemeye çalıştığımızda küresel ekonominin iyiye gideceğini söylemek pek mümkün olamıyor. Her şeyin değişeceği ve hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı zor ve sancılı bir değişim sürecinin daha uzun bir süre etkili olabileceğini hesaba katmak gerekiyor. Çıkar çatışmalarının aşılması ve yeni bir uzlaşının çıkması ise tavizler verilmesini gerektiriyor ve sorunlar ağırlaşıp, çaresizlik büyüdükçe bu yönde sınırlı mesafe kat edilebiliyor. Belirsizlik ve kırılganlık bu nedenle azalmıyor, güvensizliğin büyümesi önlenemiyor; etkinliğin azalması ve alışılmış refah düzeyinin orta vadeye yayılan bir şekilde gerilemesi önlenemiyor. Bu süreçte gelişmiş ekonomilerden sonra gelişmekte olanların da durgunlukla tanışmaya başlamış olması, daha zorlu yeni bir dönemin bizi beklediği anlamına gelebilir. Durum böyle olunca her sektör ve ekonomi için evdeki hesapların çarşıya uymama olasılığı artmaya devam ediyor.

Bu aşamada sormak gerekiyor: Kısa vadeli spekülatif eğilimlerin ve yönlendirme amaçlı beklentilerin etkisi azalıyor mu? Böyle olması durumunda gerek küresel düzeyde gerek ülkemizde neler yaşanabilir? Evet küresel düzeyde risk alma isteği dalgalı bir şekilde geriliyor ve yönlendirme amaçlı beklentilerin etkisi azalıyor, başka bir deyişle risk ile getiriler arasındaki giderek büyüyen dengesizliği gizlemek, daha ciddi sıkıntılara sebep olmasını engellemek zorlaşıyor. Bu durum küresel ekonominin durgunluktan çıkmasını nerede ise imkansızlaştırıyor ve sorunların etki alanını genişleterek ağırlaşmasını beraberinde getiriyor. Bu olumsuzluğu ötelemek, günü kurtarmak ve risk alma isteğini artırmak amaçlı parasal genişlemelerin etkisi azalıyor. Rekabet koşullarının dalgalı bir şekilde bozulmaya devam etmesi, arz-talep dengesizliklerinin artması bu süreçte belirleyici oluyor.

Son 10 yılda yaşanan gelişmiş ekonomi kaynaklı parasal genişlemeler kısa vadede risk alma isteğini uyararak günün kurtarılmasına katkı yapmış olabilir. Fakat bu durum rekabet koşullarının hızla olumsuzlaşmasına katkı yaptı, sorunsuz ekonomilerin de sorunlu hale gelmesinde belirleyici oldu. Sonuçta yoğun sermaye akımına rağmen gelişmekte olan ekonomiler de durgunlukla tanışmaya başladı, böyle olmayacağı varsayımı da yapılan hesaplar ve alınan risklerin büyük bir hata olduğu gerçeği açığa çıkmaya başladı. Sürdürülebilir olmayan rotada sınırları zorlamanın daha büyük kayıplar ve daha büyük sıkıntılar anlamına geldiği gerçeğini gizlemek zorlaştı.

Dikkat eder iseniz yeni parasal genişleme dalgaları ne sermaye ne de emtea fiyatlarında yeni rekorlar yaratarak yükselişlere sebep olamıyor, faaliyet dışı gelir yaratmak eskisi kadar olamıyor. Bu durum enflasyon baskısının kısmen kontrol altına alındığı, fakat durgunluktan çıkma umutlarının da tükendiği anlamına geliyor. Enflasyon artmasa bile hızla olumsuzlaşan rekabet koşulları nedeniyle faaliyet gelirlerinin gerilemeye devam edeceği, küresel talebin artmayacağı, sorunlu kredi hacminin büyüyeceği, sermaye hareketlerinin daralacağı gibi eğilimleri tetikliyor. Gelişmekte olan ekonomilerin dış satım imkanlarını artıramaması, iç talepte artışı sağlayamaması gibi sıkıntılar söz konusu eğilimlerin sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Küreselleşme denilen kuralsızlığın çözüm yollarını tıkayan temel sorunlardan biri olduğu algılaması güçlenecek gibi görünüyor.

Yukarıda özetlemeye çalıştığımız tablo Türkiye ekonomisi için de daha zorlu bir dönemin bizi beklediğini düşündürüyor. Rekabet koşullarında yaşanan olumsuzluğun büyümesi nasıl düzelecek sorusunun hala yanıtsız kalması ise belirsizlik ve kırılganlığı tırmandırıyor. Elektrik konusunda kayıp-kaçak sorununun hızlı bir şekilde artması, karşılıksız çek ve protestolu senet hacminin yükselmesi gibi buzdağının görünen kısmı niteliğindeki değişkenler durgunluk tehlikesinin çok arttığı anlamına geliyor. Para politikası uygulamaları ise gaza veya frene basmak sorunların ağırlaşmasını önleyemeyecek gibi bir eğilim sergiliyor. Rekabet koşullarının olumsuzlaşmasını engelleyemeyenlerin çaresizlikle tanışmak zorunda kalması kaçınılmazdır…

Organize Sanayi Bölgesi Mavi Cadde 2. Sokak No: 2 16159 Nilüfer/BURSA

Telefon : +90 (224) 275 16 00 Faks : +90 (224) 275 16 09