BTSO İletişim Mail      
Ana Sayfa Geçmiş Sayılar Kapak
 
LOJİSTİK

LOJİSTİKTE HAKSIZ REKABET BİTİRLMEZSE SEKTÖR PROFESYONELLERİN ELİNDEN ÇIKACAK

Uluslararası karayolu taşımacılığında Avrupa hattında ilk 10 büyük şirket içinde yer alan Sönmez Bustaş’ın Genel Müdürü Fahrettin Arabacı, haksız rekabetin lojistik sektörünü ciddi manada etkilediğini söyledi. Arabacı, “Yurtiçinde yakıttan dolayı, yurt dışında ise yabancı plakalı araçlar ile hesabını net yapamayan ve sürekli borç sarmalına giren nakliyecilerin ‘aracım boş yatmasın’ mantığından dolayı navlunlar artmıyor ve yükselen maliyetler sürekli kazançlardan karşılanarak karlar eriyor” dedi.

 

Öncelikle Türk lojistik sektörünün genel durumu ile ilgili hangi bilgileri verebilirsiniz?

 

Lojistik sektörü çok geniş bir yelpazeye sahip… Tüm üretim ve satış tedarik zincirinin içinde lojistik hizmetler bulunuyor. Kısaca; “taşıyan”, “üreten”, “satan” ve “satın alan” olarak hepimiz bir lojistik zincirin halkasıyız. Biz “taşıyanlar” olarak baktığımızda ülkemizde 4 çeşit lojistik hizmetinden bahsedebiliriz.

1- Demiryolu: Ülkemizde yeterli bir demiryolu ağı yok. Hizmet veren ana taşıyıcı devlet kontrolünde olup şu an için taşımacılıkta payı çok az durumda.

- Denizyolu: Deniz yolunda, taşımacı olarak Türk firmaları çok az. Ancak son dönemde liman hizmetlerinde ciddi bir atılım mevcut. Her geçen gün taşımacılıktaki Türk payı artıyor.

- Havayolu: Hava yolunda da Türk firmaları taşıyıcı olarak çok az. THY taşıma konusuna son dönemde önem veriyor. Sektör yabancı firmaların kontrolünde…

- Karayolu: Karayolu taşımacılığı ülkemizde çok yüksek bir oranda… Son verilere göre yurtdışı taşımacılıkta yüzde 50, yurtiçi taşımacılıkta ise yüzde 95’ten fazla bir oranla yükler karayolu güzergahından taşınıyor. Bu oran yüksek ve ekonomik değil.

Bunlar dışında lojistik hizmetler; limanlar, depolar, antrepolar ve yeni yeni gelişen lojistik köylerden yapılıyor. Ülkemizde tam olarak “lojistik köy” denilecek bir tesis henüz oluşmadı. Ancak bu konuda son yıllarda önemli yatırımlar bulunuyor. Özellikle gelişmiş AB ülkelerine oranla lojistik altyapıda oldukça geride kaldığımız görülüyor.

 

Sektör 2023 yılına nasıl hazırlanmalı?

 

Sektörün 2023 yılı hedefine ulaşması oldukça zor. Öncelikle maliyeti düşük demiryolu ve denizyolu hattının gelişmesi gerekli… Lojistik köylerin devlet tarafından tahsis edilecek yerlere yapılması sağlanmalı. Hiçbir lojistik firması metrekaresi 200 dolar olan bir alanın beşte birine bina, kalanına da araç parkı olacak bir yatırım yapamaz. Bunlar devlet tarafından yerleri tahsis edilerek ve değişik teminatlarla lojistik firmalara tahsis edilmeli ve bu sahalara gümrük, demiryolu bağlantıları yapılmalı. Verimli depolarla aktarmalar yapılmalı ve maliyetler düşürülerek sanayici, üretici ve tüketiciye ucuz maliyetli lojistik hizmetler sunulmalı. Sektörde haksız rekabet acilen sonlandırılmalı. Karayolu taşımacılığında kaçak yakıt, 10 numaralı yağ ve benzeri haksız kullanımlar sonlanmalı. Bunan yanında TOM/KM sabit navlun hesap sistemi gelmeli. Bu şekilde rekabet stabil olacak, vergi konusunda devlet kazançlı çıkacak ve haksız rekabet sona erecek. Aksi halde sektör profesyonel büyük firmaların elinden çıkıyor.

 

Türk lojistik sektörünün dünyadaki konumu nedir…

 

Dünyada global olarak yapılan araştırmalarda 4,5 trilyon dolarlık bir lojistik pazar mevcut iken ülkemizde en iyi ihtimalle yıllık 90 milyar dolarlık bir pazar oluşacak. Buna tüm yurtiçi-yurtdışı hizmetler dahil. Bu oranlar ülkemiz için daha yüksek olmalı. Coğrafi konumuyla ülkemiz daha fazlasını hak ediyor.

 

Türkiye coğrafi konumu itibariyle lojistik sektöründe önümüzdeki dönemde hangi avantajlara sahip?

 

Ülkemizin coğrafi konumu şu ana kadar çok verimli olarak kullanılamadı. Fakat son dönemde Güney limanlarının daha verimli kullanılarak Türk Cumhuriyeti devletleri ve Doğu komşularımızın taşımalarında ciddi bir artış sağlanarak, gecikmiş olan coğrafi avantajların kullanılmaya başladığını görüyoruz. Bu kullanım şu anda karayoluyla sağlanıyor. Buna demiryollarının çok acil bir şekilde ilave edilmesi gerekli. Demiryolu ağlarının hızlı bir şekilde yenilenmesi, artırılması ve ülkeler arası uyumlu hale getirilmesi gerekli. Bunlar sağlanırsa demiryolu ve denizyolları avantajlarıyla birlikte daha verimli bir kullanım sağlanacak. Bu şekilde ülkemiz, lojistik pazardan hak ettiği payını alacak.

 

Sizin faaliyet konunuz olan, uluslar arası karayoluyla yük taşımacılığı sektörünün genel durumu nedir?

 

Uluslar arası taşımacılık son 10 yılın belki de en zor dönemini yaşıyor. Artan akaryakıt maliyetlerinin navlunlara yansımaması, Balkan ülkelerinden gelen taşıma firmaları, ayrıca akaryakıtta “10 numara yağ” ve “kaçak yakıt” kullanımı, profesyonelce yatırım yapan ve işini iyi sürdüren şirketleri oldukça zora sokuyor. Balkan ülkelerinden gelen taşımacılar AB ülkelerinden 2-3 yaşındaki araçları dörtte biri, üçte biri gibi fiyatlara ikinci el olarak alıyor. Ülkemizde ikinci el ithalatı taşıtlarda yasak… Bu nedenle ucuz yatırım maliyeti olan bu taşıtlarla ucuz fiyatlara taşıma yapılıyor. Batı kapılarından çıkış yapan tüm araçlar içinde yüzde 46 yabancı plakalı araca ulaşıldı. Ülkemizde yabancı ülke araçlarının bakım ve araç kullanım kontrolleri yapılmıyor. Oysa bizler yurtdışında büyük kontrollere tabi olmakta, hatalı kullanım veya bakımsız araçlar için büyük bedeller ödemekteyiz. Balkan ülkelerinden Batı AB ülkelerine gidemeyen birçok araç en kolay taşımacılık ülkesi olarak ülkemizi tercih ediyor. Yine Doğu komşularımıza geçiş için ülkemiz tercih ediliyor. Ülkemizde geçiş ücretleri düşük. Yabancı plakalı araçlar bundan dolayı avantaj sağlıyor. Ayrıca bakımsız araçlar nedeniyle kaza riski yükseliyor, can ve mal güvenliğimiz tehlikeye giriyor. Öte yandan, ülkemizde İş Güvenliği Yasası’nda sürücülerin ücret ve tazminat hakları ile ilgili net bir yönetmelik olmaması, taşımacılık firmalarını hukuksal davalarda büyük ve haksız kayıplara uğratıyor. Yukarıdakilere ilave edilecek birçok konu var. Ancak bunlar bile sektörü bitme noktasına getirdi. Sektörümüz sahipsiz… Acilen ton/km. fiyat uygulamasına geçilmeli.

 

Faaliyet konunuz itibariyle çözüm bekleyen sorunlarınız nelerdir?

 

Sabit fiyat tarifesi: Km./ton

Lojistik köy yatırımları

Sürücülerin çalışma ve ücret ve tazminat haklarının yasal düzenlenmesi

Yurtdışı çıkışında ihracat yükleri için gümrüksüz mazot alımının 1.000 lt’ye ulaşması

10 numara yağ ve kaçak yakıt konusuna çözüm bulunması

Yabancı plakalı araçların yol kontrollerinin yapılması, hatalı ve bakımsız araçlara gerekli uyarı ve cezaların verilmesi.

 

Sektörünüzde nasıl bir rekabetten söz edebiliriz?

 

Haksız rekabet en üst düzeyde… Yurtiçinde yakıttan dolayı yurt dışında ise yabancı plaka araçlarla hesabını net yapamayan ve sürekli borç sarmalına giren nakliyecilerin “aracım boş yatmasın” mantığıyla navlunlar artmıyor ve artan maliyetler sürekli kazançlardan karşılanarak karlar eriyor.

 

Yükselen maliyetler çalışmalarınızı nasıl etkiliyor?

 

Artan maliyetler karsız bir çalışmaya sebep oluyor. Bu da bizlerin daha fazla yatırım ve istihdam yapma şansımızı elimizden alıyor. Özellikle Balkan ülkeleri taşımacılarına iş imkanı sağlıyor. Doğu kapılarında ise benzer durumlar İran ve Irak araçlarında söz konusu…

 

Sektörünüzden hizmet alan sanayicilere nasıl bir mesajınız var?

 

Düşük fiyat ile yapılan taşımacılıkta birçok risk var. Sanayici başına bir olay gelmeden bunun farkında olamıyor. Kaza, hasar veya kaçakçılık durumunda sanayici işin ciddiyetini anlıyor, ancak bu durumda biraz geç kalınmış oluyor. Bunları sunarak bizler pazarlama yapamayız. Bu nedenle de sanayici sadece maliyete endeksli…

 

Biraz da firmanızın faaliyetlerinden bahsedelim. Sönmez Bustaş firması, sektöründe nasıl bir büyüklüğe ve etkinliğe sahip?

 

Şirketimiz uluslararası kara yolu taşımacılığında Avrupa hattında ülke genelinde ilk 10 büyük şirket içinde. Özellikle Almanya, Belçika, Avusturya, İsviçre, Yunanistan ve Bulgaristan ana hat ülkelerimiz… Bunun dışında lojistik depo, gümrüklü antrepo, soğuk depo, soğuk zincir taşıma, ADR yanıcılı yük taşımacılığı ile sektörde birçok hizmeti bir arada entegre olarak yapan önemli bir şirketiz. Bursa’da konumuzda ilk sıradayız. İstanbul’da iki yakada da birer şubemiz var. Gümrük, antrepo, taşıma, depo ve dağıtım hizmetleri ile müşterilerimiz tarafından tercih edilen bir şirketiz.

 

Son olarak firmanızın önümüzdeki dönem hedefleri nelerdir?

 

Şirketimizin hedefi, hizmet kalitesinden taviz vermeden 2012 ve 2013 yılını geçirmektir. Sektörün iki yılı bence kayıptır. Bundan sonraki dönemde kalıcı yapısal önlemler alınırsa sektör, 2014 yılından itibaren yatırıma girebilir. Şirketimizin politikası da sektöre paralel olacak.

Organize Sanayi Bölgesi Mavi Cadde 2. Sokak No: 2 16159 Nilüfer/BURSA

Telefon : +90 (224) 275 16 00 Faks : +90 (224) 275 16 09